24 Temmuz 2009 Cuma

Mucize mi bekleniyordu?


Aslında geçen hafta oynanan maçtan sonra düşündüklerimde pek değişen bir şey yok. Zaten aradaki zaman diliminin yalnızca “bir hafta” olduğunun farkına varanlarda bir değişim beklemiyordu. Sonuçta öyle oldu.. Galatasaray - geçen haftaki gibi- tat vermese de istediği skoru alıp turu atlamayı başardı..

Fakat spor yorumcuları şimdiden Rijkaard’ın biletini kesti bile.. “Hatalarından ders almayan Rijkaard’ın takımı bu yıl ilk üçe bile sokamayacağı” konusundaki iddialar gazetelerin manşetlerinde bir bir yerini aldı. Maçın ardından verilen bu tepkiler Türk futbolunun en önemli sorunlarından birinin cevabını verdi.. Rijkaard’a imza töreninde dahi sorulan “Türkiye’de pek çok önemli isim başarısız performans gösterdiler, siz ne düşünüyorsunuz?” sorusunun cevabını elbette.. Hollandalı teknik adam Kazakistan’da oynanan maçtan sonra “Bu sonucu telafi edeceğiz” dedi ve İstanbul’da turu almayı başardı. O vaat ettiği başarıya ulaştı. Fakat oldukça geniş bir kesim bu sonuçtan memnun değil. Bir haftada bir takımın uyum ve kondisyon sorununun tamamen aşılabileceğini sananlar, Rijkaard’a futbolu öğretiyor(!).

Maçta iki gol vardı, ikisi de savunmacılardan geldi..
Bakıyorum, herkesin aklında forvetler ne yapıyordu sorusu var. Forvetlerinin henüz hazır olmadığını -daha zamana ve çalışmaya ihtiyaçları olduğunu- 1-1 biten maçın ardından açıklamıştı Rijkaard..

Buna rağmen bu kadar erken başlayan sert eleştiriler bir çok başarılı ismin Türk liginde neden başarıya ulaşamadığının cevabını vermiş bulunuyor.

Maça bakacak olursak öncelikle Kazak ekibi kendi sahasında yakaladığı şanstan sonra İstanbul’a tur ümidiyle gelmişti. Sahada da bu isteğini -en azından ilk yarı- açıkça gösterdi. Fakat bu sefer şansları yanlarında değildi. Galatasaray’da yürümekten vazgeçip bu maçta koşmaya başlayınca turun geçen taraf oldu.

Elbette Galatasaray mükemmel bir futbol sergilemedi.. Tek eksiği hazırlık da değil, acilen defans ve orta sahada takviyeye ihtiyacı var.

Kadroda bulunan 4-5 boyuncu ise Galatasaray formasını taşıyabilecek yetenekte olmadığını açıkça gösterdi. Bu noktadaysa teknik adamın, bu oyuncuları rapor etmekten başka yapabileceği bir şey yok. Yani artık top Galatasaraylı yöneticilerin elinde..

Türkiye’de, takımda işler kötü gitmeye başladığında hedef tahtasına teknik direktörü oturtmak artık klasikleşti. Galatasaray’da geçtiğimiz iki sezonda gidip-gelen teknik direktör sayılarına bakıldığında da bunu görmem mümkün. Ama bu sefer işin rengi farklı.. Eğer yönetim başarısı bu kadar tescilli bir teknik direktörü harcamak yerine doğru transferler yapmayı seçerse, ipi göğüsleyen taraf olması o kadar zor değil..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

 
Futbol Bloglarini Takip Edin