mourinho etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mourinho etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Temmuz 2009 Cuma

Sir Bobby Robson hayatını kaybetti...


Dünya futbolu, bugün (31 Temmuz 2009 ) 20.yüzyılın son çeyreğine damgasını vurmuş bir değerini daha yitirdi. Jose Mourinho'nun yaratıcısı olarak son dönemde yeniden ünlenen Sir Bobby Robson, 76 yaşında, yakalandığı kanser hastalığına yenilerek vefat etti. Futbolculuk kariyerini Fulham, West Bromwich Albion takımlarında geçiren ve İngiltere Milli takımında da 20 kez forma giyen Robson, futbolu bırakmasının ardından Fulham ve İngiliz milli takımına bu kez teknik direktör olarak döndü. Yaklaşık 40 senelik teknik direktörlük kariyerinde de İpswich Town, Barcelona, Porto, Sporting Lizbon, PSV Eindhoven ve Newcastle United'da büyük başarılara imza atan Sir Bobby Robson, Barcelona'da kendisinin tercümanlığını yapan Jose Mourinho'nun zekasından yararlanarak, adeta geride varisini bırakmış oldu... Beyaz saçları, mimiksiz yüz hatları ve buruşuk suratıyla her zaman karizma yayan bu dev adam, artık yok... Dünya futbolu umarım kendisine hak ettiği saygıyı öldükten sonra da gösterecektir...

1 Nisan 2009 Çarşamba

Futbol oynamayanlara...

Sinisa Mihajlovic... 3-4 yıl öncesine kadar S.S Lazio'nun defansında her zaman muhafaza ettiği kirli sakalıyla mücadele ediyordu. Mesafe tanımadan attığı muhteşem frikik golleri Juninho'ya bile parmak ısırtıyorken, yıllar geçiverdi ve Mihajlovic, Bologna takımının teknik direktörü olarak çıktı karşımıza.Yakın zamnda,İnter maçı öncesi, meslektaşı (!) José Mourinho'ya tabiri caizse verdi veriştirdi. "Bu oyunu oynamamış bir çalıştırıcı ile benim futbol konuşmam söz konusu olamaz " sözü, tüm İtalya'yı çalkalarken Mihajlovic pek bir havalı görünüyordu, ancak, futbolun filozofu Mourinho cevap vermekte geçikmedi.
Özellikle ülkemizde "Futbol oynamayandan spor yazarı olmaz!" zihniyetiyle ne kadar da benzer değil mi ? Saha içi deneyim her zaman önemli bir yer tutsa da, basit oyun (Johann Cruyff) futbol, herkes için açık bir vitrindir. Son olarak, hem futbol kökenli sevgili yazarlarımıza, hem de Mihajlovic'e en önemli soru Mourinho'dan geliyor... " Jokey olmak için, önce at mı olmak gerekiyor ? " Cevabı bilen lütfen yanıtlasın...

31 Mart 2009 Salı

Devler Ligi'nde siftah...


Roberto Carlos'la bu konuda çekişirler mi hiç emin değilim ama Beşiktaş taraftarına göre Türkiye'ye gelmiş en hızlı futbolcu hiç kuşkusuz Amokachi'dir ... Fatih Akyel ve arkadaşlarının maç boyu kovalamasına rağmen, her seferinde tur bindirilme tehlikesi yaşadıkları Daniel Amokachi, Beşiktaş'a Everton'dan gelmişti. Ancak burda daha da önceki kariyeri bizi ilgilendiriyor. Çünkü, nefeslerimizi tutup izlediğimiz Şampiyonlar Ligi'nin(kuruluş 1992) ilk golünü, bir Club Brugge - CSKA Moskova maçında, 17.dakikada, ev sahibi takımın forması altında Amokachi attı. Şu sıralar Nijerya milli takımında antrenörlük yapıyor olsa da, röportajında hala Beşiktaş'tan bahsediyor olması da bir dipnot olarak, siyah beyazlı taraftarlara gurur kaynağı olabilir.
 
Futbol Bloglarini Takip Edin