bundesliga etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bundesliga etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Mayıs 2012 Çarşamba

Hertha Berlin de küme düştü.

Bundesliga Play-Out eşleşmesinde Hertha Berlin ile 2-2 beraber kalan Fortuna Düsseldorf, adını bir üst lige yazdırdı. Berlin ekibi ise 2. Bundesliga'ya düştü.  Play-Out ikinci maçında Fortuna Düsseldorf ile Hertha Berlin karşı karşıya geldiler. Berlin'de oynanan ilk karşılaşmayı 2-1'lik skorla kazanan Fortuna, kendi sahasında iki kez öne geçtiği karşılaşmayı 2-2'lik eşitlikle tamamlamayı başardı.

Karşılaşmada Fortuna Düsseldorf'un golleri 1. dakikada Maximillian Beister ve 59. dakikada Ranisav Jovanovic'den gelirken, Hertha Berlin'in gollerini 23. dakikada Anis Ben Hatira ve 85. dakikada Raffael kaydetti. Hertha'da 55. dakikada ikinci sarı kartını gören Anis Ben Hatira takımını sahada 10 kişi bırakan isim oldu. 

 90+2. dakikada Fortunalı taraftarlar, maçın bittiğini sanıp sahaya inerek erkenden kutlamalara başladılar. Oysa ki maça yedi dakika ilave edilmişti. Karşılaşmanın Euro 2012’de de görev alacak hakemi Wolfgang Stark, soyunma odasına giderken; saha içindeki güvenliğin sağlanmasının ardından karşılaşma kaldığı yerden devam etti. Geride kalan dakikalarda gol sesi çıkmayınca karşılaşma 2-2'lik eşitlikle sonuçlandı. Bu sonuçla birlikte Fortuna Düsseldorf, 15 sezon sonra yeniden Bundesliga'ya yükselirken; Hertha Berlin ligden düşen son ekip oldu.

Ve böylece, yeni sezonda oynanacak tüm Avrupa ligleri göz önüne alındığında "en üst ligde başkent takımı yer almayan" tek ülke Almanya oldu.

15 Mayıs 2012 Salı

Bundesliga'da Gol Kralı Huntelaar


2010 yılında 25 maçta yedi gol attığı Milan’dan Bundesliga devi Schalke 04’e 12 milyon € karşılığında transfer olduğu zaman, neler yapabileceği büyük merak konusuydu. En azından Bundesliga’da popüler medyanın baskısından uzak, takım oyununun bireysellikten daha öne çıktığı bir platformda yeni baştan doğabilirdi.  İlk golünü 2010 Eylül’ünde Schalke’nin kendi sahasında Dortmund’a 3-1 yenildiği maçta kaydetmişti.  O sezonu sadece sekiz gol atarak tamamladığında Schalke’nin yeni sezon için yeni bir forvet  arayışı içerisinde olup olmayacağı çoktan medya gündemine düşmüştü bile. 

Yeni sezonla birlikte , gittikçe daha uyumlu olmaya başladığı Real Madrid efsanesi  Raúl ile birlikte forvette harikalar yaratmaya başladı. Sezonun son haftasında Werder Bremen ağlarına gönderdiği iki gol ile birlikte adını “gol kralı” olarak manşetlere taşımıştı.  Bu aynı zamanda Bundesliga tarihinde “gol kralı olmayı başaran ilk Hollandalı” oyuncu olduğu anlamına da geliyordu.  Yanısıra, “Bundesliga’da  bir sezonda en çok gol atan yabancı futbolcu” olma özelliğine de sahip oldu. Daha önce Wolfsburg’lu Grafite ve bir dönem Beşiktaş’ ta da oynamış olan Ailton 28 golle sezon tamamlamışlardı.  Her ikisi de Brezilyalı idi. Huntelaar gibi  bir gol makinasına ev sahipliği yapan Schalke 04 de bunun mükafatını ligi üçüncü sırada bitirip direkt olarak Şampiyonlar Ligi’ne katılma hakkı elde ederek gördü. 

Yeni sezonda Huntelaar’ın yanında Raúl olmayacak. Çünkü artık kariyerini sonlandırmaya hazırlanan Raúl, Katar’ın Al Sadd kulübüne transfer oldu.  Bakalım, Huntelaar önce Euro 2012’de sonrasında Schalke’de nasıl bir performans sergileyecek?

Bundesliga Kazandırıyor



Almanya 1. Ligi Bundesliga'nın yayın ihalesinde en yüksek rakamı veren Sky Deutschland AG (SKYD) adlı kuruluş, maçları 2013 yılından itibaren 2017 yılına kadar yayınlama hakkını elde etti.

Almanya Bundesliga'nın televizyon yayın hakları yapılan ihalenin ardından 2017 yılına kadar uzatıldı. Yayın haklarını elde etmek için Almanya'nın dev kuruluşları birbiriyle kıyasıya yarışırken Sky Deutschland AG (SKYD), ödemeyi vaad ettiği 628.000.000 euroluk (825.000.000 ABD Doları - 1 milyar 485 milyon TL) rakamla ihaleyi kazanan kuruluş oldu.

2013 yılında bitecek olan ihalenin bu anlaşmayla 2017 yılına uzatıldığı belirtilirken Bundesliga'nın CEO'su Christian Seifert yaptığı açıklamada, "Bizim de beklentilerimizin çok üzerinde bir anlaşma oldu. Bu anlaşmanın ardından kulüpler eskisine oranla çok daha fazla gelir elde etmiş olacak." şeklinde konuştu.

Anlaşmanın ardından Alman borsası'nda Sky Deutschland'ın hisseleri belirgin biçimde artış gösterirken kuruluşun yeni yayın dönemi için daha fazla izleyiciyi çekmek amacıyla projeler geliştirmeye başladığı belirtildi.

10 Mart 2012 Cumartesi

Futbol : dünden bugüne kendimce bir analiz…


Uzun yıllar önce lise sıralarında derste vakit geçirmek için İngiltere, İtalya liglerindeki oyuncu ve teknik direktörlerin isimlerinden adam asmaca oynardım. O zamanlar Avrupa liglerine duyduğum heyecan bir türlü dinmezdi. Ne internet ne de menejerlik oyunları vardı hayatımızda. Gazetelerden ve dergilerden hayranı olduğum futbolcuları takip eder, televizyonda yayınlanan “Avrupa’dan futbol” isimli programı ağzım açık izlerdim. Bir aile büyüğümüzün yurtdışından gelirken getirdiği Liverpool atkısı o günlerin anısına hala başucumda asılıdır.

Zaman çok değişti. Artık futbol Avrupa’da sponsorların desteği altında çok daha büyük çaplı organizasyonlar altında oynanıyor. Öyle ki Şampiyonlar Ligi isimli büyük turnuva, neredeyse popülerlikte Dünya Kupası’nı gölgede bıraktı. Uğrunda büyük paralar harcanan futbol yıldızlarını kulüp takımları düzeyinde üst düzey olarak izlemek mümkün. Fakat ne yazık ki bu durumun da ortaya çıkardığı yeni bir kavram var: “ popülist futbol düzeni” . Bu durumdan , açık konuşmam gerekirse, hiç keyif almıyorum. Özellikle ülkemizde, hatta çok uzağa gitmeyeyim- yakın çevremde pek çok arkadaşım, Avrupa futbolunu başta El Clásico olmak üzere Liverpool – Manchester United, Chelsea- Arsenal, Juventus – Milan gibi maçlardan ibaret görüyor. Almanya’da Şampiyonluğu yakından etkileyecek son derece önemli maçta Bayern Münih - Schalke 04 maçını umursayan yok. Çünkü “popülist futbol düzeni” TRT’nin sahip çıktığı Bundesliga’nın disiplin, taktik, sabır temelli görsellikten uzak maçlarını ikinci plana itiyor. 

2006 Dünya Kupası için statlarını baştan aşağı yenilen Almanlar bu revizyonun maliyetini sponsor firmalar aracılığıyla karşıladılar. Yıllardır hayranı olduğum Westfallen Stadı artık Signal Iduna Park olarak Dortmund’a evsahipliği yapıyor. Stuttgart artık Mercedes-Benz Arena’da oynuyor. Frankfurt ise Kommerzbank Arena’da taraftarıyla buluşuyor. Bayern Münih, Schalke 04 için yazmaya gerek duymuyorum bile.. Yayınlanan Bundesliga maçları sayesinde hem bu stadların ambiansını hissetme şansım oluyor hem de futbolda kişisel anlamda öncelik verdiğim taktik ve sabır öğelerini fazlasıyla barındıran Alman takımlarını izlemek hafta sonları benim için büyük bir keyfe dönüşüyor. 

Bu ilk yazımdı. Okuduğunuz zaman bir konu bütünlüğü hissetmediyseniz eğer, gönül kaleminiz ile üzerini çiziniz lütfen. Yeni yazılar paylaştıkça açılacağıma ve düşüncelerimi daha etkili paylaşacağıma olan inancım tam. Herkese sevgiler….
 
Futbol Bloglarini Takip Edin